Güncel

17.07.2014

Niyet başka söz başka,tatlı ifâdelerle zehir zerk eden iğne..ancak Millet kanmiyor..
Geçmişini okuyor,bugününe bakıyor,dün meyhânede idi..imam olacaam diyor..
Şehîdlerin Yurdunda tehdîdler döneminden,,îdâm sehbâlarından bugünlere ulaştık !..
Günün her saatında aydınlık ufuklara uçarak gidiyoruz !.bekle neler oluyor...

İlhan Armutcuoğlu

 
 


      1935 Muğla ili Ula ilçesi doğumlu olan İlhan Armutçuoğlu, ilkokulu Ula’da (1949),
  imam-hatip okulunu Isparta’da bitirdi. (1959). İmam-hatip olarak ilk görevi Marmaris
  ilçesinde aldı. (1961). Daha  sonra Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdi (1966).
  11.12.1966 tarihinde Muğla İl Müftüsü, 1971 yılında  Manisa İl Müftüsü olarak atandı. 
  1981 yılına kadar İzmir merkez vaizliğinde bulundu.  32 yıl resmi görev  yaptıktan 
  sonra 1992 yılında Diyânet Teşkilâtı'ndan emekli oldu. Kasîde-i Bürde,  Kasîde-i Ziyâiyye,
  Münâcât-ı Ebû Bekrini’s Sıddîk adlı manzum tercümeleri basılmıştır. Çeşitli dergilerde 
  yayımlanmış makâle ve incelemeleri vardır. Evli ve altı çocuk babası olup, Arapça ve 
  Farsça bilmektedir. 
                                                                                     a












a
Kasîde-i Bürde


Eser: Kasîde-i Bürde 
Müellif: İmâm-ı Bûsirî
Tercüme: İlhan ARMUTCUOĞLU
Okuyan: İlhan ARMUTCUOĞLU


Kasîde-i Bürde, Muhammed Bin Saîd Bin Hammâd Bin Abdullahi’l Bûsirî tarafından yazılmış manzûm, edebî bir eserdir.
İmam Bûsirî, annesinin Mısır’ın Bûsir karyesinden olması münâsebetiyle bu ismi almıştır. Büyük bir şâirdir. Fesâhat ve belâgatiyla eşsizdir. İlhan Efendi tarafından Kasîde-i Bürde tercümesi 1400. hicrî yıl anısına, hocalarının teşvîki ile tercüme edilmiştir.

a
Önceki Şiirler

Dünyevî menfaatler peşinde koşanları renkten renge sokuyor..bukalemun desek az..
Her devirde bunlardan,her sahâda onlardan bulunurmuş dünyâda sayıları sanma az..
Dünyânın bir girişi bir de çıkışı vardır,âhirette çift kapı..biri Ceh..ile başlar..
Olduğun gibi görün !.göründüğün gibi ol !.İlâhî rızâya koş !.ne söylense tavsîf az !...

İbretle bakar isen nokta nokta görürsün insan nerelerdedir,şeytan nerelerdedir la'netlilere bir bak..
Ne dirisine saygı,ne evliyâ türbesi,yakıp yıkıyor hâin,İslâmı kullanıyor şu katillere bir bak..
İnsâf,vicdân silinmiş,.Leyletü'l-kadri bekle,duâ niyâzlar ile bayramda istişâre,akl-ı selîm devrede..
Târîhe bir nazar kıl,zâlimleri görürsün,zulm ile âbâd olan varmıdır ki âlemde,Adl-i İlâhîye bak !...

Kendi hâl dili ile zerreden kürreye dek Allahı anmayan yok,kulak ver şu âhenge..
Gül dalında bülbüller,baykuşlar gece boyu,seherlerde horozlar..kulak ver şu âhenge..
Âdem evlâdına bak,evliyâ,asfiyâsı,Hakkı bulanları var,ya iblîsten beterler ?!..
Kirlilerin yüz yılı artık kirlendi kaldı..gelecek ümid dolu,az kaldı O Âhenge...

Birgün gelecek ölüm denilen o gerçek ile buluşmayacak hiç bir canlı yok..
İnançlı olsun inançsız olsun ölen bedendir !.rûhlar ölmüyor,zırıltılar çok..
Ashâbdan sonra gerçek inançla Yüce İslâmı yaşatan Devlet Osmanlıdır bil !..
Türbeler yıkan Suûdîlerin benzerleri var gene göründü !.uyan diyor Hak...

Birileri var,kendinden başka ne bilen vardır,ne gören vardır,ne de anlayan..
En müsbet yolda yürüyenlere hergün iftirâ..kirli dillerle her ân saldırgan..
Ne Hak tanıyor,ne de haklıyı..ne bayram bilir ne de ramazan,ırk ayrımcısı..
Dünyâyı bilen ondan başka yok,öbür âlemin tek habercisi..kim o saldırgan ?...

Hakka kul olanlar var,gereksiz görenler var,Hakka el açanlar var,red ve inkâr eden var...
Dünyâ dünyâ olalı iki kez münkirlerde,iki def'a da inanç erbâbı olanlar var..
Yüce Peygamberimin beyânlarına göre artık âhir zamânda her ân Kur'ân ilerde !..
Beklenen yıllar geldi,aydınlıklara doğru dünyâ seyrine girdi !.gerçek hayât İslâm var...

Ma'nâ deryâlarının tam kenârında durduk,dalıvermesi kaldı..
Şehr-i receb ve şa'ban tamamlanmak üzredir,gönlü vermesi kaldı..
Mübârek ramazanın gölgesi üstümüzde yönelsek Mevlâmıza,, 
Lutfuna nihâyet yok,kullar tâlib olursa alıvermesi kaldı...

Maddî ma'nevî güzelliklere tırman Yiğidim!. ismin de Bülend, cismin de Bülend..
Hizmet yolunda durmak yok dedin,Yola devâm var ismin de Bülend cismin de Bülend
Ne günler gördük namaz, niyâzlar, Kur'ân ve Hadîs, hac ve omreler gericilikti..
Öyle aydınlık günler geldi ki hizmet ehlisin!. ismin de Bülend cismin de Bülend...

Karada Hızır, deryâda İlyâs, cümle evliyâ her ân her saat teyakkuzdadır..
Ehl-i irfâna salâ!. dediler cümle dervîşân, ayık gönüller teyakkuzdadır..
Dört Hak Mezhebi reddedenlerle selefî midir, vehhâbî midir.. bir sille yeter..
Yavuz Selimler, Kanûnîlerin torunları var bir emir bekler.. teyakkuzdadır...

Erdoğan adaylığı dünden vâcib idi de bugün farz-ı ayn oldu..
Dünyâ muhâlifleri yerlilerle müttefik fitneler ayân oldu..
Hiç endîşemiz yoktur aydınlık Anadolu zirvelere tırmandı !..
Tayyibin adaylığı dünden vâcib idi de bugün farz-ı ayn oldu...

Dünyâ çapında İslâm adına Fâtihler vardır gerçek mü'minler hiç unutulmadı..
Süslü sözlerle ehl-i îmânı başsız bırakan münkirler vardır hiç unutulmadı..
Haremeyne bak, Kuds-i Şerîfe, Ortadoğuya, şükür dirildik.. Anadoluya..
Kim Hakdan yana, bozguncular kim, tek tek bellidir, hele Biri var.. hiç unutulmadı...

Berât Kandili,cüm'a gecesi iki güzellik kucaklaşarak birlikte geldi..
Her türlü fitne etrâfımızda güneyde ayrı,kuzeyde ayrı birlikte geldi..
Yüce Allaha ilticâ vakti..istişâreler,ince siyâset,îmânlı yürek..
Gerektiğinde insanlık için ölmek de vardır !.dayanışmanın tam vakti geldi...

Askerî Mıntıkada O Hassas Bölgelerde Bayrak indirilmesi gaflet eseri midir?. yoksa bir kasıt mıdır?..
Büyük Anadoluyu, Bu Şehîdler Yurdunu bin türlü hîlelerle karanlıklara itmek, seyri durdurmak mıdır?..
Garbın Kölelerini bir asır kullandılar, Dîn zehirdir sözleri, edeb, hayâ, tesettür medeniyyete mânî..kadehlerle dillendi!..
Binler şükür Mevlâya Bu Günleri gösterdi, kötü niyyet ve gaflet!. otur olduğun yerde!. Millet uykuda mıdır!..

Az ye az uyu, az konuş sükût tefekkürlere yol açıversin..
Zikr u tefekkür olmazsa olmaz bir rehbet ister kol açıversin..
Beden sağlığı ve rûh sağlığı kol kola yürür ihmâl eyleme!..
Bir dönem için tenhâları seç, manzara hava Hakka yöneltsin...

Yapım yolunda olan, bu çizgilerde kalan eserler bırakarak Hakka yürüyenler var..
Yıkım yolunda duran her müsbete muhâlif montajcı, iftirâcı satılmış beyinler var..
Garbın kölelerini, aydınlıklara karşı yıllarca kullananlar ayân-beyân meydanda!..
Kirli kalemlere bak!. iblîsin yoldaşları isim isim bellidir, Hakkın melekleri var...

Baharda bir kez daha Güller açtı Muğlada..Cumhûrbaşkanımızın teşrîfiyle güllendi..
Yönü Kıbleye dönük Dost Ülke Başkanları ve Cumhûrbaşkanımız..sâhiller bülbüllendi
Hak için ve halk ile kucaklaşmak ne imiş O Yüksek Tavâzûu Muğlamız dün yaşadı..
Umarım örnek olur halkı müslümân ama zâlim Esed,Sisiler,hemen yandı,küllendi...

Kur'ân-ı Mübîn, onu ta'kîben beyân-ı Rasûl, derken evliyâ sözleri rehber..
İllâ edebtir, illâ edebtir!. edebsizlerden uzak dur uzak!. eyle ki ezber..
Rasûlüllahın ve evliyânın nurlu çizgisi mahz-ı Kur'ândır sakın ayrılma!..
Silmek istendi.. tam bir asırdır tahrîbât büyük!. binlerce şükür def'oldu Kemter...

Hava güzel su güzel, manzara çok çok güzel, yaylalar öylesine.
Meyve ve sebzeleri her mevsim ayrı ayrı hele nar.. öylesine..
Zakkûm çiçeklerinin kırmızısı beyazı mest eder seyredeni!..
Hele şu Fethiye'nin Ölü Denizi var ya.. dalıver öylesine... 

Artistlik yoksa eğer gözler kalb aynasıdır, îmânın gereğidir, öyle de olmalıdır..
O hâin bakışları, kalbde gizlenenleri Yüce Mevlâm biliyor yol bulunmalıdır..
Yolu bulamayanlar, hem bunda perişandır, Sonsuzda daha beter, çâresizlik işte bu!..
Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol!. aldatanlardan olma!. olmazsa olmazındır...

Tabîbler gördüm.. elleri ayrı, dilleri ayrı şifâ dağıtır..
Hastalar gördüm.. yakınları var, ilgi, alâka huzûrla yatır..
Desem mi bilmem, mahzûn bakışlı kimsesizler var, gözleri yolda..
Bir düne baktım, bir de bugüne.. geçmişi anma!. şimdi var hatır... 



a